| Yazı Sistemi | Ara Metinler Yazı Sistematiği |
|---|---|
| Yazarlık Yöntemi | Oluş Yazarlığı |
| Felsefi Fonksiyon | Oluş Hali |
| Tür | Köşe Yazısı |
| Seri | Köşe Yazıları |
| Multimedya |
🎧 Podcast: yok ▶️ Video: yok 🧠 Zihin Haritası: var 📄 PDF: yok |
| Üretim / Revizyon | 12 Ocak 2026 / - |
| Alıntı |
Alıntı: — |
Hakikatin sahte yanılsamalarından birine daha şahitlik ettiğimiz dijital çağın karmaşık, algoritmik ve kazanç temelli yapısı içerisinde ilginç olan şeylerden biri de saçma fikirlerin, katillerin, tecavüzcülerin, tarihin en büyük diktatörlerinin ve terör örgütlerinin dahi edit videoları ile sempatik hale getirilebildiği gerçeğidir. Doğrusu, güç simsarları tarafından hayran olunacak bir hipnoz ve manipülasyon sanatı olan bu yöntem ile birlikte, doğru yoldan sapmış olan ne kadar nesne var ise hakikatin kendisiymiş gibi gösterebiliyorsunuz. Oldukça ilginç olan bu yöntem, güç odakları için inanılmaz bir kontrol mekanizması sağlayan bir mekanizma olarak şu günlerde bir nesli tarihin en acımasız ve ahmaklar sürüsü haline çevirerek bir zombi ordusu yaratma yolunda tam gazla ilerliyor. Örneğin, İnstagram platformu daha önce hiç olmadığı kadar Nazi güzellemesi yapan editlere ve paylaşımlara izin veriyor diyerek bu konuya dair ufak bir detayı hemen gösterebiliriz. Düşünebiliyor musunuz? Milyonlarca masum insanın ölümüne yol açan tarihin en çılgın ve eli kanlı diktatörlerinden biri, bu hipnoz ve manipülasyon yöntemiyle birden tarihin haklı tarafında yer alan bir kimse olarak gösterilebiliyor. Üstelik bu yapılırken kullanılmış olunan bu yöntem, rasyonel bir açıklamadan daha fazla etki kapasitesine sahip.
Bu durumu mümkün kılan şey elbette ki günümüzün dijital kullanım alışkanlıklarından ileri geliyor. İşin ilginç olan bir diğer tarafı ise dijital dünyada kendine yer edinmeye çalışan ama aynı zamanda bu yer edinmeye ontolojik ve epistemolojik meşruiyet sağlayabilmek için bilimi, felsefeyi ve dini öğretileri kullanan sözde ciddi birtakım kimseler dahi bir tür dijital retorik haline gelmiş olan bu hipnoz ve manipülasyon yöntemini kullanmaktan geri durmuyorlar. Mesela güncel olaylar hakkında eleştiri yapan bir din aliminin konuşmaları, ilgi çekici müzikler ve video efektleri ile editlenerek normalde kendisini hiç dinlemeyecek olan en aşırı ve uç kesimdeki grupların dahi dinleyebilmesine yol açıyor. Aslında motivasyon videolarının espri konusu olduğu bir durum, bu yöntemin ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne seriyor. Denk gelmişsinizdir. Motivasyon konuşmacıları neredeyse aynı müzikler ile farklı farklı konuşma videoları çekiyorlar ve bu durum bir yerden sonra bu müzikleri kullanıldığı esprili video çeken insanları ortaya çıkarmıştı.
Bazen sayfalar dolusu kelimeler ile anlatamayacağınız bir olayı karikatüze ederek bu tür eylemler ile çok şey anlatabilmek mümkün oluyor elbette. Bir durumu karikatüze etmek ile karmaşık durumları indirgeyerek vasitleştirmek aynı şey değildir. Elbette burada Naziler örneğinde olduğu gibi enine ve boyuna kitaplar dolusu düşünülmesi gereken bir meselede bile tarihin en kanlı terör rejimlerinden olan bir yapı bu dijital retorik yöntemi ile sempatikleştirilebiliyor. Masum ve hatta haklı olarak görülebiliyor. Yine son dönemde bu edit furyasından nasibini alan Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in bu yöntemle yayınlanan mahkeme görüntüleri içerisinde hakimin: "masum musunuz?" sorusuna "buna anlatmak için sayfalar dolusu bilgi gerekir" tarzında vermiş olduğu cevap geldi aklıma. Ne diyelim? Anlamak ve görmek isteyen en korkunç ve kötü sonuçlardan bile pozitif ve yararlı bir şeyler çıkarabilir iken anlamak istemeyenler ise bu durumu açıklamak isteyen bu köşe yazısından dahi bir fayda çıkaramayabilirler.
Araştırmacı-Yazar
Mehmet Hüseyin Arslan

