| Yazı Sistemi | Fikir Günlükleri Yazı Sistematiği |
|---|---|
| Yazarlık Yöntemi | Muharrik Yazarlık |
| Felsefi Fonksiyon | Muharrik-i Efkar |
| Tür | Deneme |
| Seri | Yazar Günlükleri |
| Multimedya |
🎧 Podcast: yok ▶️ Video: yok 🧠 Zihin Haritası: var 📄 PDF: yok |
| Ana Kavramlar | — |
| Üretim / Revizyon | 22 Aralık 2025 / - |
| Kısa Özet | — |
| Okuma Süresi | 2 dakika |
| Alıntı |
Alıntı: — |
Neden
düşünceden ve yazıdan korktuğunu anlamıyorum. Yazı yazmaya başlamadan önce bununla ilgili pek çok
tereddütlerim vardı ve daha öncesinde bunu belirtmiştim fakat birtım
insanlar almış olduğum eğitimlerden dolayı sırf bir gün kamuda görev
alamamamın endişesiyle bana düşüncelerimi ve fikirlerimi zincire vurmam,
zihnimin derinliklerine hapsetmem gerektiğine yönelik birtım söylemlerde
bulunuyorlar. Kendi varoluşunu fikirle ve yazıyla anlamlandıran biri için bu
durum oldukça zor bir durum olsa gerek diye düşünüyorum ve aklıma hemen filozof
Pisagor'un o meşhur sözü geliyor; Pisagor diyordu ki: "Üç tür insan
vardır: maddiyat peşinde koşanlar, şöhret peşinde koşanlar ve bilgi peşinde
koşanlar." Bir düşünür olarak benim amacım bilginin ve düşüncenin
peşinden gitmektir; bu zor ekonomik ve sosyal koşullar adı altında eğitimimi
sürdürmemin yegane sebebi ve amacı sadece bundan kaynaklanmaktadır. Bu yüzden yaşam
boyu eğitimi benimsemiş bulunmaktayım fakat ne yapmaya çalıştığımı bir
türlü anlayamayan insanlara karşı doğal olarak garip bir pozisyonda
bulunuyorum.
Bunu anlamak
istemeyen insanlar yazmak ve kamu arasında bir tercih yapmam gerektiği sonucunu
toplumsal bir baskı olarak bana dayatmaya çalışmalarımdan ne kadar rahatsız
olduğumu fark edemiyorlar; eğer bireyin kendisini gerçekleştirme yolunda atmış
olduğu adım toplum ve kamu tarafından onun soyutlanması yalnızlaştırılması ve
reddedilmesi anlamına geliyorsa sağlıklı bir toplum ve kamusal hayat orada
mevcut bulunmamaktadır. Bunda anlaşılmayacak bir şey olduğunu düşünmüyorum;
elbette ki siyasi ve politik tartışmalara girmekten çoğu zaman kendimi geri
tutuyorum. Yazılarımın temel amacı insanları muharriki efkar olarak
düşünceye doğru hareket edebilmek ve zihinlerini devindirebilmektir. Bu
bağlamda daha ideal bir düzlemden dünyaya yaklaştığım için toksik gündelik
olaylardan kendimi olabildiğince uzak tutarak soyut ve ideal şeylerle
ilgileniyor iken geleceğin dünyasına katkı yapmayı amaçlamaktayım. Bunu
başarabilirsem varoluşunu anlamlandırdığım en büyük dayanaklardan bir tanesinin
hayaline de kavuşmuş olacağımı düşünüyorum fakat bunu başaramasam dahi yolda
olmak ve yolda kalmak diye belirttiğim düşünce sistematiğimin temel merkezi
kavramlarından bir tanesini gerçekleştirdiğim ve kendi yaşam felsefeme sadık
olarak bir hayat yaşadığım için mutlu bir hayat sürmüş olacağımı düşünüyorum.
Çok uzun bir zaman boyunca kendi kabuğumda gölgemde ve karanlığımda yolumu neredeyse
kaybetmiş bir şekilde hayatın kendisinden geri kaldığımı düşünüyordum fakat
artık kendimi hazır hissettiğimden bundan sonraki süreç içerisinde
yaşamdan daha fazla zevk alacak ve mutlu olacağımı ümit ediyorum; nitekim de yazarak
bu eylemi pratik bir şekilde gerçekleştirmeye gayret gösteriyorum.
Araştırmacı-Yazar
Mehmet Hüseyin Arslan

