| Yazı Sistemi | Fikir Günlükleri Yazı Sistematiği |
|---|---|
| Yazarlık Yöntemi | Muharrik Yazarlık |
| Felsefi Fonksiyon | Muharrik-i Efkar |
| Tür | Deneme |
| Seri | Fikir Günlükleri |
| Multimedya |
🎧 Podcast: yok ▶️ Video: yok 🧠 Zihin Haritası: var 📄 PDF: yok |
| Ana Kavramlar | — |
| Üretim / Revizyon | 22 Aralık 2025 / - |
| Kısa Özet | — |
| Okuma Süresi | 3 dakika |
| Alıntı |
Alıntı: — |
bilgi bir erdem aydınlanmaya ulaşma ve beşerin insan olabilmesini sağlayan bir araç haline getirmekten çıkararak onu kitleleri ikna manipüle ve çıkar elde etme aracına dönüştüren insanlar tarih boyunca vardı. Bunlara Antik Yunan'da sofistler diyorlardı. Bilgiyi hakikatin değil toplumsal iknanın hizmetine sunan bu kimseler için önemli olan doğru değil etkili olan şeydi. Bugünün dünyasında ise tarih yeniden tekerrür ediyor. Sadece agora değişmiş bulunmaktadır. Günümüzün yeni nesil sofistleri YouTube'da TikTok'ta podcastlerde televizyonlarda ve algoritmanın gölgesi etrafında dolanıp duruyor. Bu insanların amacı antik çağdaki insanlar gibi kitleyi ikna etmek ve bundan çıkar sağlayarak kendi makyevalist ajandalarını gerçekleştirmek üzerine kuruludur. Sorgulalarım sırasında hakikatin toplumsal dolaşımından ve toplumsal hareketliliğinden bahsetmiştim. Gerçekten hakikatimizi dilde inşa ederken insanları ikna edebilmemiz oldukça önemli bir husus olarak göze çarpmaktadır. Fakat bunu olabildiğince aklın ilkelerine dayanarak rasyonalist bir şekilde yapmak başka retorikle güzel söz söyleme sanatıyla ve hile yoluyla manipüle ederek ikna etmek ise bambaşka bir şey. Bu yeni nesil sofistlerin silahı sadece kelimeler değil aynı zamanda çağın bir getirisi olarak dijital dünyanın algoritmalarıdır. Gerçeği eğip büken bu kimseler için kullandıkları şey sadece retorikle ölçülemeyecek kadar oldukça sofistike bir hale gelmiştir. Bugünün dünyasında izlenme oranları ve alınan bağışlar tıklamalardan elde edilen gelirler artık bilginin değerini belirleyen bir ölçüt olarak kabul görmektedir. Bunlar hakikate yani gerçeğe ne kadar yakın olduğu ile değil ne kadar görüntülenebilir ve vitrinden ne kadar iyi bir şekilde sunulabildiği ile ölçülen gerçeklerdir. Gerçek artık bir dijital içerik formatına dönüşmüş durumdadır. YouTube ise çağımızın en profesyonel sofist platformlarından bir tanesi haline gelmiştir. Evet YouTube'un bir eğitim platformu olarak kullanılmasından daha önce bahsetmiştim. Fakat ideolojik bir propaganda aracı olarak kullanılabileceğini de göz önünde bulundurmanızı istiyorum.
Bu yeni
nesil sofistlerin en profesyonel platformlarından biri olan YouTube gibi
platformlarda her şey daha çok estetik bir biçimde sahlenerek kamera
açıları kullanılarak müzikler kullanılarak ve samimi bir tavır içerisinde
özenle kurgulanmış tiyatral sahneler oynanarak bir trajedya
sergilenmektedir adeta. Fakat bu trajedya tanrılardan ya da Platon'un
sofosundan gerçeğe ulaşmak için gelen bir trajedya değil Kitleyi elde tutmak
ve ondan ekonomik çıkar elde etmek için kullanılan bir trajedyadır.
Takipçilerden alınan bağışlarla geçinen bu yeni nesil sofist formları yeni
nesil ekonomik durum içerisinde bir çeşit modern soylu himayesi
yaşamaktadır. Elbette ki kadınlar üzerinden ise kadın bedeninin cinsel obje
haline getirilmesi gibi bir durumla iş kadınlar açısından oldukça daha farklı
bir konuma doğru evrilmiş bulunmaktadır. ekonomik durumları eğitim durumları ve
sosyal yaşam içerisindeki durumları sistematik olarak geri bırakılmış Kadınlar
dijital dünyada adeta bir tür dijital fahişelik yapma yoluyla para kazanma ve
soylu bir hayat yaşayarak modern zamanların burjuvası olma yolunda
ilerlemektedir. Bu tür sistematik sömürü ise bahsi geçen platformlarda
kadınlara özgürlük adı altında bunları güzelleyen ve palazlandıran kimseler
tarafından sürdürülmektedir. İşte
çağımızın yeni nes sofistleri bunlardır. Antik çağın filozoflarından bugünün içerik
filozoflarına doğru düşüncede tersine bir devinim içerisinde bulunmaktayız.
Akademinin durumu ise eğitim günlüklerinde eleştirdiğim şeyler üzerine belli
bir gerileme yaşamaktadır. sistemin söyleminden öte geçemeyen FUtun bakış
açısıyla iktidarın bir aracı haline gelen bilgi ve bunun en kurumsal hali olan
akademi ile birlikte sofistlerin elinde önemli bir silaha dönmüş dijital
platformlar arasında nasıl bir bilgi üretimi yaparak insanlığa bir katkı
sunabiliriz ki gerçekten bu durum bilgi peşinde koşan insanları çıldırtma
noktasına kadar gelerek içler acısı bir hale gelmiştir. Bu bağımlılıklar ışığında
ve altında düşünsel özgürlüğün olduğunu söylemek gerçekten mümkün müdür çünkü
üretilen fikirler ya iktidar odaklarına hizmet ediyor ya da dijital dünyanın
yeni nesil sofistlerinin oyun kurallarına uymak zorunda kalıyor.
Araştırmacı-Yazar
Mehmet Hüseyin Arslan

