Berduş

Mehmet Hüseyin Arslan
0
Yazı Sistemi  Ara Metinler Yazı Sistematiği
Yazarlık Yöntemi  Oluş Yazarlığı
Felsefi Fonksiyon Oluş Hali
Tür  Köşe Yazısı
Seri Köşe Yazıları
Multimedya 🎧 Podcast: yok
▶️ Video:  yok 
🧠 Zihin Haritası: var
📄 PDF: yok
Üretim / Revizyon 21 Ocak 2026 / -
Alıntı
Alıntı: —


Hakikatin kendisi bir “eyşan” ve bizler bir “yanılsamaya” “hakikat” diyoruz. Hakikat yolcusu da bu yolda her defasında, “gerçeğin büyük çölünde” “serap” gören ve “hakikati” bulduğunu zannederken her defasında aldatılan bir “berduş.” Ama olsun; biz “melankolikler” bu sürecin kendisi olan “hakikati” seviyoruz. Biz “sürecin kendisine” aşığız. Belki de bu yüzdendir, her defasında kendimizi bir “yalana” inandırıp aldatanlara, “sahte aşklara” ve “yanılsamalara” tutulmamız. Çünkü “hakikatin bir yanılsamasının” “izlerini” taşıyordular sanki, her defasında.


“Hayalden, hayale” koşan insanlık, bir gün “hayalin kendisi” olur. Hiç çıkılmaması gereken bir yol, bir gün “hikâyenin başladığı yer” olur. Ve hiç bitmemesi gereken bir yol, bir gün “başlangıcın ve sonun ifadesi” olur. Bir “berduş” bu yolda kaybolur; diğer “berduşlerin” takip edebilmesi için. “Takibin kendisi” “aramak” olur. Her yerde ve hiçbir yerde olmayan berduş, “gidilecek olan yolun kendisi” olur artık.


“Sonlu olanın içindeki sonsuzluk” bir gün sona erer; bir “başka sonlu olanın içerisinde” yeniden “inkişaf” ve “tezahür” edebilmek için. “Sonsuz olan”, var olabilmek için, “sonlu olana” mahkûm olur. İşte budur dost, “yolun kendisi” ve “hakikatin illüzyonu.” İşte budur, bir “berduşun hikâyesi.”


Araştırmacı-Yazar

Mehmet Hüseyin Arslan




Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)
3/related/default