İlkeler ve Sadakat

Mehmet Hüseyin Arslan
0


Yazı Sistemi  Fikir Günlükleri Yazı Sistematiği
Yazarlık Yöntemi  Muharrik Yazarlık
Felsefi Fonksiyon  Muharrik-i Efkar
Tür  Deneme
Seri  Yaşam Pratikleri
Multimedya 🎧 Podcast:  yok
▶️ Video:  yok
🧠 Zihin Haritası:  var
📄 PDF:  yok
Ana Kavramlar
Üretim / Revizyon  03 Ocak 2026 / -
Kısa Özet
Okuma Süresi  3 dakika
Alıntı
Alıntı: —


Bir sistemi devam ettirmek istiyorsanız, bâtına göre değil zahire göre hüküm verin; çünkü bâtına göre vereceğiniz herhangi bir hüküm, metafizik ön kabuller içereceği için sizi yolunuzdan şaşırtabilir. Bu söylediğim hususlar ilk bakışta başkalarına çok katı gibi gelebilir ve öyleymiş gibi görünebilir; ancak bir sistematiği takip eden bir takipçi, vereceği hükümleri ne zaman ki bâtına göre verir ve içerisine iyi niyetle birtakım ön kabuller yüklerse, hüsrana uğradığında pişman olmaktan başka bir şey eline geçmeyecektir. Henüz insanların niyetlerini okuyabilecek bir seviyeye ulaşmadığımıza göre, kendi düşünce sistematiğinizi korumak için batıni birtakım ön kabullerden ve sözde iyi niyetlerden hareket ederek kendi düşüncelerinizi ve sistematiğinizi tehlikeye atacak bir hareketin, ne kadar masum görünürse görünsün, aptalca sonuçlara yol açabileceğini şimdiden kabul etmelisiniz. Tek bir ilkenin ihlali dahi sistemsel facialara yol açabilir; iyi niyetle verilecek en ufak bir taviz dahi sizi belirsiz bir sona doğru götürebilir. Hayatın içerisinde başkalarına karşı göstermiş olduğunuz iyi niyet ve anlayış ile şu an sözü edilen şeylerin alakasının olmadığının farkında olunması gerekiyor. İnsanlara karşı karamsar olun demiyorum; ancak sisteminizi müdafaa etme noktasında her türlü paranoyakça düşünceyi ve karamsarlığı iyice özümsemeniz ve bu hatalara asla düşmemeniz için elinizden gelen tüm tutarlılığı ve disiplini göstermek zorundasınız. 


Dolayısıyla bu şartlar altında kişilerin kalbini ve niyetini okuma gibi bir yeteneğimiz olmadığı göz önüne alınacak olursa, yapılacak en mantıklı ve tutarlı şey, sistematiğinizden hiçbir şekilde taviz vermemek olacaktır. İnsanları felakete sürükleyen şeylerin çoğu zaman iyi niyetten geldiğini unutmayın. Sadakat denilen şey sadece belirli parametrelerde işleyen bir olgudur; parametreleri ve değişkenleri kontrol edemeyeceğinize göre, sadakatsizliğin sonuçları ve ihanetin pençesiyle yüzleşmeyi her zaman göze almalı ve buna hazırlıklı olmalısınız. Buna hazırlıklı olmak ise içsel dünyanızın tutarlı olmasından ve düşüncelerinizi ve ilkelerinizi ihlal etmemekteki prensibinizden kaynaklanacaktır. Parametreleri ve değişkenleri kontrol edemeyebilirsiniz ama kendi sistematiğinizi ve düşüncelerinizi kontrol edebilirsiniz; işte bu sebeple ki hiçbir zaman için sizin için önem arz eden şeyleri, bâtıni olarak bilemeyeceğiniz birtakım ön kabullere feda etmemelisiniz. Hakikat arayışı içerisinde olan bir düşünür, yolculuğunu tehlikeye atabilecek eylemlerden uzak durmalı ve bu yolu tıkayacak ya da tehdit edecek her türlü senaryoyu önceden def etmelidir. İyi niyet, masum bir kalp ve saf bir zihin, toplumsal gerçeklikler karşısında ancak yıkıma uğrar. Kişinin kendisini bu yıkımdan koruyabilmesi için yapması gereken şey, belirlemiş olduğu ilkelere sadık kalması ve yalnızca kendi emeğinin ve çabasının sonucunun ona sadakatle sonuna kadar bağlı olacağının bilinci içerisinde bir yaşam kurmasıdır. Ciddiyet ve tutarlılık isteyen şeyler, romantiklikten, gâfilane masumiyetten ve aptalca bir iyi niyetten titizlikle korunmalıdır. Kendi hikayenizin sonunda sizi sadakatle takip edecek olan tek şey, yapmış olduğunuz eylemler ve sonuçları olacaktır. 


Bir masal diyarında ya da roman dünyasında yaşamıyoruz; dünyanın gerçeklikleri çoğu zaman masum ve iyi insanlar için aşılması gereken acı dolu deneyimlerden ibarettir. Peki, şimdi siz hakikatin bir başka yüzü olan bu gerçekliklere karşı ne yapacaksınız? Şayet daha güzel bir fikriniz varsa, bunu tüm dünyayla ve insanlıkla paylaşarak bu durumu aşmak isteyenlere karşı en azından  bir çıkış yolu göstermiş olmayı başarabilecek misiniz; ya da burada öğrendiğiniz şeyleri umursamayarak kendi hayatına devam edecek ve sistematikleşme çabası içerisindeyken günün birinde sisteminizin acı bir şekilde çöktüğüne şahit olarak, ihanetin ve sadakatsizliğin pençesinde tüm emeklerinizin zayi olduğunu mu izleyeceksiniz? Şu kısacık insan ömrü ihaneti, aldatmayı ve sadakatsizliği kaldıracak kadar uzun değil; aynı zamanda bunların acısını bir ömür boyu taşımak için de yeterince olgun değil. Hiçbir mantığı olmayan bu saçma duyguları bir ömür boyu taşımak yerine, her zaman onlardan olabildiğince kaçınmak, yapılabilecek en iyi şeydir. Ancak farkında olunması lazım ki insani bir durum olarak bu gerçeklikler her zaman hayatımızın bir parçası olabilir.O halde bunu minimum seviyede tutabilmek ve hiç kimseye bağımlı olmadan tek başına bağımsız bir birey olabilmek, yapabileceğimiz en güzel kaçış noktalarından sadece birisidir. Hepimiz bir yerde sadakatsizliğe, ihanete, aldanmaya ve aldatılmaya maruz kalacağız; ancak önemli olan, tüm bunları yaşadıktan sonra bunlara karşı nasıl bir tepki vereceğimiz ve bir sonraki sefer kendimizi bu durumların içerisine sokmamak için ne tür bir sistematik çaba inşa edeceğimizdir.

Yazının Kavram ve Zihin Haritası



Araştırmacı-Yazar

Mehmet Hüseyin Arslan



Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)
3/related/default