| Yazı Sistemi | Ara Metinler Yazı Sistematiği |
|---|---|
| Yazarlık Yöntemi | Oluş Yazarlığı |
| Felsefi Fonksiyon | Oluş Hali |
| Tür | Köşe Yazısı |
| Seri | Köşe Yazıları |
| Multimedya |
🎧 Podcast: yok ▶️ Video: yok 🧠 Zihin Haritası: yok 📄 PDF: yok |
| Üretim / Revizyon | 22 Şubat 2026 / - |
| Alıntı |
Alıntı: — |
Kendi “içsel tutarlılığımıza” göre yaşantımıza ve eylemlerimize yön verebilmek ve bu yön doğrultusunda bir “hedef” koyabilmek, bence çoğumuz için oldukça önemlidir diye düşünüyorum. Çünkü baktığımız zaman insanların çoğunluğu herkesi ve her şeyi tutarsızca ve umarsızca eleştiriyor. Burada kim olursanız olun, bu eleştirenler için bunun pek bir önemi yoktur. Elbette ki “muharrik-i efkar” için “eleştiri” kıymetli bir şeydir. Ancak bu, “muharrik-i efkar” pozisyonunda olunduğunda kıymetlidir. Bunun haricinde insanları “memnun etmeye” yönelik olarak kendi “varoluşsal pratiklerinden” ve “hedeflerinden” vazgeçmek, doğrusu kişilerin kendi “kimliğini” de yok etmeye yol açacak birtakım sonuçların başlangıcına sebebiyet verebilir diye düşünüyorum.
Eleştiriler elbette ki bir insanın kendisini “geliştirebilmesi” ve daha “iyi” olabilmesi için kıymetli “hazineler”dir. Ancak böylesi bir bakış açısına sahip olduğunuzda, bir “muharrik-i efkar” olarak size yöneltilecek olan her türlü “eleştiriden” öğrenecek bir şey çıkarır ve kendinizi “günden güne geliştirmeye” odaklanabilirsiniz. Bunun haricinde insanların kendi “öznellikleri” üzerinden sizin “öznel gerçekliklerinizi” eleştirmesi ve sürekli olarak bu eleştirilere karşı bir “savunma” ve “memnun etmeye yönelik pozisyon düzeltmesi” içerisinde olmanız, kendi “varoluşunuzu”, “pratiklerinizi”, “kimliğinizi” ve daha pek çok şeyi “ihlal etmiş olmak” anlamına gelmeyecek midir?
Üzerine düşünülmesi gereken bir konu.
Araştırmacı-Yazar
Mehmet Hüseyin Arslan

