Kendi Varoluşun ve Diğerleri

Mehmet Hüseyin Arslan
0



Yazı Sistemi  Ara Metinler Yazı Sistematiği
Yazarlık Yöntemi  Muharrik Yazarlık 
Felsefi Fonksiyon  Muharrik-i Efkar 
Tür  Diyalog 
Seri  Diyaloglar
Multimedya 🎧 Podcast:  yok 
▶️ Video:  yok 
🧠 Zihin Haritası:  var 
📄 PDF:  yok 
Üretim / Revizyon  27 Şubat 2026 / -
Alıntı
Alıntı: —

 Tirittoteles:

Söyler misin, dostum Kaladyus, insan kendi “varoluşunu” anlamlandırır iken bir başkasının “onayına” neden ihtiyaç duysun?


Kaladyus:

İnsanlar “onaylanmak”, “beğenilmek” ve “arzu edilmek” ister, Tirittoteles. Sen ise insanları “soğuk birer üretim makinesine” çevirmekten başka bir şey düşünmüyorsun!


Tirittoteles:

Kim demiş insanları “soğuk birer üretim makinesine” dönüştürmek istediğimi? Ben kendi “varoluşumu” anlamlandırma biçimimden bahsediyorum ve bu seni neden rahatsız ediyor? Üstelik rahatsızlığını “meşrulaştırmak” için konuyu hemen “toplumsal” bir şekle büründürüp oradan bana “saldırıya” geçiyorsun.


Kaladyus:

Sana göre insanlar sürekli olarak bir “arayış” içerisinde ve “üretim” içerisinde olmalı, değil mi?


Tirittoteles:

Evet, ama...


Kaladyus:

Bak işte, gördün mü; demek ki söylediğim şeyde “haklıymışım”.


Tirittoteles:

Hayır, haklı değilsin. Bu benim “insanlığı görmek istediğim şekillerden” sadece birisi ve neden “filozofça bir yaşam” size reddedilmesi gereken bir hâl olarak görülüyor ki? Ben fikirlerimi ve “insanlığı görmek istediğim şekli” “ceberrut” bir biçimde dayatıyor ve “yayılmacı bir politika” mı izliyorum ki sen beni bununla itham ediyorsun, dostum Kaladyus!


Kaladyus:

“Yayılmacı” ve “ceberrut” bir politika izlemene gerek var mı? İstediğin şeyi istediğin biçimde dile getirmeyi kendine “meşru bir hak” olarak görüyorsun ve bu da fikirlerinin sürekli olarak bir başkasının “gündemini meşgul etmesine” yol açıyor.


Tirittoteles:

“Düşünen bir varlık” olarak insanlar “düşüncelerden” neden korkar ki? Bu nasıl bir söylem böyle, dostum? Ne olmasını istiyorsun; sadece düşündüğüm ve bunu dile getirdiğim için “çarmıha gerilmemi” ya da “Sokrates gibi idam edilmemi” mi yeğlerdin?


Kaladyus:

Bilmiyorum, dostum. Belki de hak ettiğin budur. Sen sürekli olarak “düşünüyorsun” diye başkalarını da “düşünmeye” neden zorluyorsun ki?


Tirittoteles:

Çünkü “merak ediyorum”, dostum. Kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nasıl “var olduğumuzu” ve bir gün tüm bunların nihayetinde “nereye ereceğini” merak ediyorum.


Kaladyus:

Kendi “merakınla” baş başa kal o zaman, Tirittoteles. Bizim gibi insanların “zihinlerini bulandırmaya” hakkın yok.


Tirittoteles:

Öyle olsun, dostum Kaladyus; ama senin de benim “zihnimi bulandırmaya” ve “zihnimin işleyişini değiştirmeye” çalışmaya hakkın yok.


Araştırmacı-Yazar

Mehmet Hüseyin Arslan



Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)
3/related/default