Küçük Rutinleri Fark Etmek

Mehmet Hüseyin Arslan
0

 

Yazı Sistemi  Ara Metinler Yazı Sistematiği
Yazarlık Yöntemi  Oluş Yazarlığı
Felsefi Fonksiyon Oluş Hali
Tür  Köşe Yazısı
Seri Köşe Yazıları
Multimedya 🎧 Podcast: yok
▶️ Video:  yok 
🧠 Zihin Haritası: yok
📄 PDF: yok
Üretim / Revizyon 21 Şubat 2026 / -
Alıntı
Alıntı: —


Zamanımızın çoğunu aslında farkında olmadığımız küçük rutinler işgal ediyor ve tüketiyor. Bu bağlamda, süreklilik isteyen bir işe odaklandığımızda, kendi hayatımız içerisindeki bu “tekrarlayan küçük rutinleri” ve “döngüleri” fark ederek bunları azaltmalı ve ilgilendiğimiz herhangi bir iş için bu rutin ve tekrarların yerini alacak yeni rutinler oluşturabilmemiz gerekiyor. Örneğin, gün içerisinde telefonla çok fazla meşgul olduğumuzda şunun farkına varamıyoruz; telefonla ilgilenmeye ayırmış olduğumuz vakti herhangi bir işe ayırsaydık ve “döngüsel” ve “tekrarlayan küçük rutinlerle” bunu yapabiliyor olsaydık, acaba bir ay ay içerisinde kaç kitap okuyabilirdik? Ya da bir ay içerisinde herhangi bir kitabı yazabilir miydik? Makalelerimizi, bilimsel araştırma raporumuzu, tezimizi, romanımızı ve daha yapabileceğimiz pek çok şeyi sizce halledebilir miydik? Elbette ki insanların çoğu, “on saat boyunca  aralıksız bir şekilde telefonu ellerinden düşürmüyor demiyorum. Belirli durumlarda ve şartlarda bunu yapan insanlar da var. Çoğu zaman telefonlarımızı belirli aralıklarla elimize aldığımızı fark edemiyoruz. Bu bir “bağımlılık” ve “alışkanlık” haline gelmiş gibi görünüyor. İşte bu gibi rutinlerin yerine, ulaşmak istediğimiz ve gerçekleştirmek istediğimiz “hedeflere” uygun bir şekilde adım adım yapmamız gerekenleri koyabilirsek, hem bir “süreklilik” sağlayacak hem de kazanmış olduğumuz bu alışkanlık neticesinde başarmak istediğimiz şey bizim için gündelik ve sıradan bir rutin haline gelecektir.


Anlık “motivasyon değişimleri” ve “dalgalanmaları” bize çoğu zaman istikrarı getirmez. Motivasyon tabii ki önemlidir. Ancak “tekrarlayan düzenli davranışlar” ile nihayetinde yapmak istediğimiz şeylere adım adım yaklaşabilmemiz oldukça kolaylaşacaktır. Ayrıca bu durum bizi istikrarlı kılacağı gibi, tutarlı bir şekilde hedeflerimizi domino etkisiyle gerçekleştirebilmemize de oldukça önemli bir fayda ve katkı sağlayacaktır. Bu durumu her birey kendisine uygun bir şekilde ayarlayabilmeli ve mevcut şartlara ve duruma göre “adaptasyon” sağlayarak gerçekleştirmelidir. Yoksa küçük görünen planlı adımlar, bir yerden sonra yavaş yavaş birikecek ve bir şeyleri bitirememiş olmanın getirdiği “huzursuzluk” da bir yerden sonra tıkanmamıza yol açacak ve kendimizi tekrar hiçbir şey yapmıyor iken bulacağız. Bu şekilde enerjimizi kendi kuyruğunu yiyen yılan gibi sürekli tüketen bir hale düşmemiz içten bile değil.


Evet, gün içerisinde pek çok telaşımız ve uğraşımız oluyor ve olmaya da devam edecek. Ancak “düzenli rutinler” ile birlikte yapmak istediğimiz çoğu şeyi zamana yayarak yapabilmemizin de oldukça mümkün olduğunu fark etmek gerekiyor. Bu bağlamda “sosyal dayanışmanın” da burada ayrı bir önem arz ettiğini düşünüyorum. Çünkü toplum içerisinde bireyler birbirlerine günlük rutinlerini ve gerçekleştirmek istedikleri hedefleri nasıl gerçekleştirebildiklerini ve hangi “tekrarlayan davranış kalıplarını” yaptıklarını ve onlara neyin ilham verdiğini anlattığı takdirde, bu kişilere neyin motive sağladığını, üzüldüğünde, hastalandığında ve mutlu olduğunda işlerine nasıl devam edebildiklerini görmüş olacağız. Bu durum diğerleri için dikkat edilmesi gereken önemli işaretler olacaktır. Birbirimizle dayanışmak ve üretirken diğerlerine ilham olabilmek, yaptığımız bir işte bizi en istikrarlı ve kalıcı şekilde motive edecek şeylerden yalnızca birisidir.


Araştırmacı-Yazar 

Mehmet Hüseyin Arslan



Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)
3/related/default