Disiplin Bir Bilinç Halidir

Mehmet Hüseyin Arslan
0


Yazı Sistemi  Ara Metinler Yazı Sistematiği
Yazarlık Yöntemi  Oluş Yazarlığı
Felsefi Fonksiyon Oluş Hali
Tür  Köşe Yazısı
Seri Köşe Yazıları
Multimedya 🎧 Podcast: yok
▶️ Video:  yok 
🧠 Zihin Haritası: yok
📄 PDF: yok
Üretim / Revizyon 26 Nisan 2026 / -
Alıntı
Alıntı: —


 "Disiplin" bir "bilinç hali"dir. Hiçbir video, hiçbir "ilham" ve hiçbir kitap bizleri doğrudan doğruya tek başına disiplinli kılamaz. Bunlar sadece zihnimize dair birtakım "esintiler" ve "ilhamlar" olabilir. Bu esintiler ve ilhamlar ise aklımıza, bünyemize ve hayatımıza ilham veren şeylere dönüşebilir. Ancak hiçbirisi bizleri doğrudan doğruya böylesi bir hale sokamaz. Belki de "disiplin" denilen şey, birazcık "şizofrenik" bir biçimde yakalanan bir bilinç halidir, bilemiyorum. Bunu elde etmek için ise kendi "irademizi" eğitmeli ve terbiye etmeliyiz. "Zihnimizi" bu şekilde eğitmeden ve "eylemlerimizi" buna göre düzenlemeden asla gerçekten disiplinli olmayacağımızın farkına varmamız gerekiyor. Şunu hiçbir zaman göz ardı etmemek gerekir ki "eylemlerimiz", çoğu zaman zihnimizi terbiye etmek noktasında bizlere en önemli faydayı sağlayan araçlardır. Zaman zaman zihnimizin girmiş olduğu "bilinç halleri", eylemlerimize olumsuz manada etki edebilse de "pozitif bir zihin yapısı", eylemlerimizi etkileyen en önemli şeydir. Tüm bu süreci anlamadan disiplinli olabilmeyi başarabilmek gerçekten zordur. Hiçbir şey bizi "pozitif bir zihin yapısı" ve bu "mental durumdan" beslenen "eylemlerimiz" kadar bir disiplin içerisine sokamaz.


Bunu başarabilmek yalnızca bizim elimizdedir. İstediğimiz şeyleri elde edebilmek ve gerçekleştiremyi umduğumuz "hedefleri" birer birer başarabilmek için "zihnimizi" ve "eylemlerimizi" buna konsantre etmemiz gerekiyor. Kendi özümüzün "potansiyelini" gerçeğe dönüştürüp, kendi kendimizi fethedebilmek ve bunu gerçekleştirebilmek için ciddi bir "içsel süreçten" geçmeliyiz. "Büyüklük", bir başkası tarafından onaylanıp size sunulacak olan bir şey değildir. Bu gerçeği önce siz kendi "özünüze" kabul ettirecek ve kendi kendinizi fethetme yolunda bu gerçeği adım adım başarmak yoluna gideceksiniz ve ardından mutlu bir şekilde hayatınızı sürdürmeye devam edeceksiniz ya da başkalarının size sahte ve dalkavukça olan çıkar odaklı vermiş olduğu "büyüklük sanrıları" ile yetinerek mutsuz bir hayat süreceksiniz. Bu durumun başka bir çıkış yolu yok.


"Başarılı olmak" istiyorsak "acıdan" da zevk almayı öğrenmemiz gerekiyor. Belki de ancak bu şekilde kendi "potansiyelimizi" fethederek gerçeğe dönüştürebiliriz. Unutmayın ki "hayaller", bizi yarışta tutan en önemli "motivasyon kaynaklarımızın" başında gelmektedir. Fakat "hayaller" ile "eylemler" bambaşka şeylerdir. "Hedeflerimizi", "hayallerimizi" ve "ilkelerimizi" gerçekleştirebilmek için "eyleme geçmediğimiz" takdirde kimse bizim için bunları başarmaya gelmeyecektir. Bir başkasının "hedeflerimizi" ve "hayallerimizi" bizim yerimize gerçekleştirmesi ise gerçekten de "kendi kendimizi fethetmek" anlamına gelebilir mi? Yoksa bu durum tam olarak bir başkasının bizi "fethetmesi" anlamına mı gelecektir? Her bir insan, içinde taşıdığı "öz" ve "potansiyel" ile birlikte "büyüktür" ve her bir insan kendi hayatı içerisinde bunu gerçekleştirebildiği ölçüde "büyüktür."


Araştırmacı-Yazar

Mehmet Hüseyin Arslan



Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)
3/related/default