Bir Maceranın Sonu

Mehmet Hüseyin Arslan
0


Yazı Sistemi  Ara Metinler Yazı Sistematiği
Yazarlık Yöntemi  Oluş Yazarlığı
Felsefi Fonksiyon Oluş Hali
Tür  Köşe Yazısı
Seri Köşe Yazıları
Multimedya 🎧 Podcast: yok
▶️ Video:  yok 
🧠 Zihin Haritası: yok
📄 PDF: yok
Üretim / Revizyon 14 Haziran 2026 / -
Alıntı
Alıntı: —


 30 Mayıs 2026 tarihinde yazmış olduğum "Bir Çocuğun Hırsı" başlıklı yazımda almış olduğum kararı eyleme geçerek uyguladım. Aslında tüm bu süreç, aylardır üzerinde yoğun ve hararetli bir şekilde düşündüğüm bir meseleydi. Son iki yıldır bağımsız bir araştırmacı ve yazar olabilmek için çok sıkı bir şekilde kendi yayımcılık ekosistemimi ve altyapımı kurabilmek için uğraşıyorum. Tüm bu zaman dilimi boyunca gerçekten çok fazla şey öğrenerek önemli bir mesafe kat etmiş oldum. Zamanı geldiğinde tecrübelerimi "Yazar Günlükleri" isimli kitap serimi tamamlayarak paylaşacak ve diğerlerine de bir fayda sağlaması için aktaracağım. Yazmayı ve okumayı gerçekten çok seviyorum. Ancak tüm bu eylemleri hem estetik bir haz duyduğum için hem de bir felsefe olarak gördüğüm için yapıyorum. Uzun bir süre boyunca öğrencilik hayatı yaşadım. Bu zaman dilimi boyunca yaşıtlarım mesleklerini ellerine alarak çalışma hayatına atıldı, kimisi ise evlendi ve çocuk sahibi oldu. Bazıları da aramızdan ayrıldı. Bense çok uzun bir süredir (4 Eylül 2018'den bu yana) kesintisiz ve sürekli bir şekilde öğrenci olarak hayatıma devam ettim. Yeri geldi aç kaldım, evden harçlık almaya ve öğrenci bursları ile geçimimi sağlamaya mahkûm oldum. Önceleri bu zorlu sürece katlanmak için kendime vermiş olduğum bir söz ve büyük bir hırsım vardı. Ancak artık bu sözü fazlasıyla yerine getirmiş olduğumu düşünüyor ve bunun yanı sıra her türlü zorluğa rağmen zamanımdan, ekonomimden ve sağlığımdan fedakârlıklar yaparak büyük bir hırs ve ideal ile devam ettiğim eğitim serüvenime noktayı koyuyorum. Toplum baskısına ve "el âlemin ne dediğine" çok fazla bakmayan ve gerçekten bu tür şeyleri fazla önemsemeyen birisiyim. Fakat böyle bir yapıya sahip olmama rağmen, almış olduğum kararları tartışmaya açmamak için bana yöneltilen sorulara çoğu zaman "öğretmen olacağım" ya da "akademisyen olacağım" şeklinde cevaplar vererek savuşturma yoluna gidiyordum.


Lakin işin nihayetinde eğitimimi doktoraya kadar tamamlasam dahi tekrar kendi yoluma döneceğimi biliyordum. Bir gün öğretmenlik yapmak istersem dahi sanırım yine kendi yoluma gideceğim zamanı ayarlamayı mutlaka göz önünde bulundururum. 2018'de bu yola çıkmaya karar verdiğimde ağır bedensel işlerde çalışan ve hamallık yapan genç bir delikanlıydım. Günlerimin çoğunu, o dönemki ruh halimin bir sonucu olarak, tüm gün motorumla sokaklarda ve caddelerde gezerek geçiriyordum. Akşamları ve geceleri ise aşırı bir şekilde alkol tüketiyordum. Ciddi derecede alkol problemim vardı. Bu şartlar ve durumlar içerisindeyken, 12 Haziran 2015'te yarım bırakmış olduğum eğitim hayatıma tekrar dönerek bir geri dönüş hikâyesi yazmayı planlamıştım. Kendi düştüğüm çukurdan yine kendi çabalarım ile çıkacaktım. Nitekim gelmiş olduğum konum ve yer itibariyle bunu, bir başıma pek çok problem ile uğraşırken başarabildiğimi düşünüyorum. Lakin benim hayatım üzerinde herhangi bir şekilde olumlu bir tesiri bırakalım, hiçbir tesiri olmayan insanların dahi yaşantım konusunda sanki bir söz söyleme hakkı varmış gibi davranmasından artık gerçekten sıkılmaya başladım. Bütün bu serüveni sadece yapmak istediğim için yaptım. Başka hiçbir amacım yoktu. Hep bir korsan gibi maceraya atılmak ve bir an önce işleri hallederek tekrar kendi kabuğuma çekilmek istiyordum. Şu ana kadar ne bu maceradan ne de bu maceranın sonunda, nerdeyse bitmek üzereyken yarım bırakmış olduğum arkeoloji lisans, tarih yüksek lisans ve eser koruma ön lisans bölümlerinden vazgeçmekten pişman değilim. Sanırım hiçbir zaman da pişman olmayacağım. Çünkü artık bu süreçlerin benim için ne bir felsefi meşruiyeti kaldı ne de korsan ruhuma hitap eden bir macera ya da yapmak istediğim için yapmak gibi bir amacı kaldı. Lisans ve ön lisans eğitimlerinin temel eğitimler olması sebebi ile açık ve uzaktan öğretim yolu ile edinilmesinin bir yolu yoksa, bu eğitimlerin yüz yüze alınmasına karşı değilim. Ancak teorik meselelerde herhangi bir şekilde araştırma yapmak ve bunun sonuçlarını tüm insanlık ile paylaşmak için akademiye gerek olduğuna artık inanmıyorum.


Neredeyse tüm zamanımı, ilgimi ve merakımı ilgilendiğim disiplinler doğrultusunda okuma ve araştırma yapmaya ayırıyordum. Heyhat! Ben böyle yaparken ve yirmili yaşlarımın neredeyse tamamını bu işe vakfetmişken, gerçek dünyada işlerin böyle yürümediğini anlamam çok uzun bir zaman aldı. Bu işi bir meslek olarak yapan insanların büyük bir bölümü ne iddia ettikleri kadar çok şey araştırıyorlar ne de çok şey okuyorlardı. Bu sözlerimi kimse bir genelleme ya da indirgeme olarak algılamasın. Bu süreçlerle biraz hemhal olan insanların çoğunun bu yaşananlara birebir şahitlik ettiğine rastlamak çok zor bir şey olmasa gerek. İşin ironik tarafı ise ben tüm bu süreçleri yürütürken gerçekten kendi sağlığımı ve bedenimi yıpratacak kadar fedakârlık yapıyordum. Çünkü ne eğitimime gerçekten rahat bir şekilde devam edebilmek için yeterince maddi gücüm vardı ne de kaotik olmayan bir hayatım. Ayda yüz binlerce lira para alarak bu işleri yapması için devlet tarafından görevlendirilen kimseler ise hayatı daha rahat yaşayarak yapmak zorunda oldukları işi ya yapmıyorlar ya da asgari düzeyde gereklilikleri yerine getirmeye çalışarak yollarına devam ediyorlar. Tüm bu zorlukların ve çelişkilerin gölgesinde başka bir durum içerisinde karşılaşsak asla muhatap olmayacağım ve bana karşı hiçbir şekilde farklı muamele etmesine müsamaha etmeyeceğim insanlara, tiksinerek de olsa, tahammül etmeye çalıştım. Ağır felsefi buhranlar yaşamanın yanı sıra, intihar düşüncelerine kadar sürüklendiğim depresif dönemler içerisinde hedeflerime ve yoluma devam etmeye çalıştım. Fakat her şeye rağmen bu yoldan gidilerek yapılacak olan şeyler buraya kadarmış. Araştırma ve okuma merakımdan vazgeçmiş değilim. Sanırım hiç kimse kendi özünün bir parçası olan şeyi kolay kolay değiştiremez. Hayatımın bundan sonraki safhasında kendimi ekonomik yönden bir an önce toparlamak istiyorum. Bağımsız olarak araştırmacılığa ve yazarlığa devam edebilmek için  son iki yıldır yürütmüş olduğum çalışmaların bana katmış olduğu büyük tecrübelerin, bundan sonraki safhalar için bir şekilde de olsa yoluma devam etmeme imkân sağlayacağını düşünüyorum. Tüm bu süreci ileride çok daha detaylı ve ayrıntılı bir şekilde anlatacağım otobiyografik bir eser yazacağım. Hatta bu eseri bu sene tamamlamak istiyordum. Ancak askerliğimi de yaptıktan sonra daha sakin bir kafayla, tüm hayatımı ve tecrübelerimi bir süzgeçten geçirdikten sonra bu eseri tamamlamanın daha iyi olacağına kanaat getirdim.


Son olarak ise şunu söylemek istiyorum:

"Arkeolojik sit alanlarından taş parçası toplayarak ve hatta bunları kendi meskenlerinde izinsiz bir şekilde muhafaza ederek hırsızlık yapanlara, ağızlarından salyalar akarak tarih boyunca muktedirlerin yapıp ettiklerinin propagandasını gütmek suretiyle önemli insan olduğunu zannedenlere ve en nihayetinde bu şekilde yaptıkları işin bilim olduğunu düşünenlere, geriye kalan yaşamlarında başarılar diliyorum."


Araştırmacı-Yazar

Mehmet Hüseyin Arslan



Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)
3/related/default