| Yazı Sistemi | Ara Metinler Yazı Sistematiği |
|---|---|
| Yazarlık Yöntemi | Oluş Yazarlığı |
| Felsefi Fonksiyon | Oluş Hali |
| Tür | Köşe Yazısı |
| Seri | Köşe Yazıları |
| Multimedya |
🎧 Podcast: yok ▶️ Video: yok 🧠 Zihin Haritası: yok 📄 PDF: yok |
| Üretim / Revizyon | 30 Mayıs 2026 / - |
| Alıntı |
Alıntı: — |
Uzun bir süredir vermem gereken bazı kararlar var. Açıkçası, sekiz yıllık eğitim hayatım boyunca pek çok zorluğa göğüs gererek buraya kadar gelmeyi başardım. 19 yaşında yola çıkarkenki o çocuk değilim artık. Hem bilgi olarak hem de zihinsel olarak çok değiştim. 2018’de yola çıkarken o çocuğun söylediği sözleri ve belirlediği hedefleri artık anlamlı bulmuyorum. İnsan, şu kısacık fani hayatında pek çok şeyi başarabilir. Bu süreç boyunca istediğim çoğu şeyi elde ettim. 12 Haziran 2015’te okuldan atılmış bir çocuktum; son dört senedir ise sürekli olarak bir programdan mezun oluyorum. Açıkçası, o çocuğa verdiğim sözlerin önemli bir kısmını yerine getirdim. Ancak bazı şeylere devam etmenin artık benim için felsefi olarak bir meşruiyeti kalmadı. Üstelik eleştirdiğim şeylerin içinde yer almak gibi bir çelişkiye düşmek de istemiyorum. Yıllarca emek verilen ve sürekli hedef olarak ortaya konulan şeylerden vazgeçmek, öylesine çekip gitmek elbette kolay değil. Fakat devam etmenin yalnızca anlamsız bir hırsa dönüşmesi ve söylenen sözlerle eylemlerin çelişmesi, çok daha anlamsız ve acı verici bir şey gibi görünüyor. Hayatımın son iki yılı oldukça karmaşık ve psikolojik olarak yıpratıcıydı. Sanırım uzun bir süredir hem kendimi arıyor hem de bazı şeylerden vazgeçmemek için ısrarla, hatta çocuksu bir inatla direniyorum. Bir karara varmanın zamanı çoktan geldi, hatta geçiyor. Kendi yöntemlerini, metotlarını ve sistematiklerini tasarlayabilen biri olarak zincirlerimden kurtulmak istiyorum. Ne var ki, o zincirlere uzun bir süredir sevgi de beslediğimi yeni yeni fark ediyorum.
Odaklanmam gereken önemli projelerim var, en azından benim için önemli olan projeler. Bir başkası için önemli olup olmamasının ise benim açımdan kayda değer bir anlamı yok. “Fikirle var olmak” denilen varoluşsal bir pozisyonu savunan bir düşünür için, zaten bir başkasının belirleyiciliği sınırlı olmalıdır herhalde. Bununla birlikte, bu yaklaşımın tamamen keyfi bir bireysellik anlamına gelmemesi gerektiğini de düşünüyorum. Kendi fikirlerim ile başkaları arasındaki sınırları belirleyen temel felsefi ilkeleri korumak ve gözetmek zorundayım. Aksi hâlde, herkes kendi fikirleriyle var olabilir ve bu durum başkalarına karşı ya da tüm varoluşa karşı etik ihlallere kadar uzanabilir. Üzerinde çalışmam gereken etik ve varoluşsal bir felsefem var ve bunun için uzun bir zamana ihtiyacım olacak. Benim için önemli olan diğer proje ve fikirler ise ayrıca ele alınması gereken meseleler olarak bir kenarda duruyor. Bu yıl için farklı planlarım olsa da, yakın bir zamanda askere gideceğim ve bir süre yazmaya ara vermek zorunda kalacağım. Ancak geri döndüğümde, artık bana ayak bağı olan ve bir prangaya dönüşmüş şeylerden kurtulmuş olmak istiyorum.
Artık birkaç yılımı, ya da yıllarımı, benim için ne felsefi olarak meşruiyeti kalmış ne de ekonomik olarak sürdürülebilir olmayan anlamsız hırslara karşı heba etmek istemiyorum. Zamana karşı oldukça hassasım ve vaktimin kıymetini ölçebilecek bir değer, benim için henüz dünyada yok. Bir çocuğun hırsı… Ama artık o kişi değilim. Bağımsız olarak üretebileceğim, geliştirebileceğim güzel işler için resmi yollar ve bürokratik süreçlere daha fazla vakit harcamak istemiyorum. Hem bir düşünür, eleştirdiği şeylerin tam yanında nasıl yer alabilir ki?
Bugünden sonra her şeyin daha iyi olduğu zamanların gelmesi dileğiyle. Haktan hayırlısı…
Araştırmacı-Yazar
Mehmet Hüseyin Arslan

