| Yazı Sistemi | Fikir Günlükleri Yazı Sistematiği |
|---|---|
| Yazarlık Yöntemi | Muharrik Yazarlık |
| Felsefi Fonksiyon | Muharrik-i Efkar |
| Tür | Deneme |
| Seri | Eğitim Günlükleri |
| Multimedya |
🎧 Podcast: yok ▶️ Video: yok 🧠 Zihin Haritası: var 📄 PDF: yok |
| Ana Kavramlar | — |
| Üretim / Revizyon | 22 Aralık 2025 / - |
| Kısa Özet | — |
| Okuma Süresi | 3 dakika |
| Alıntı |
Alıntı: — |
Çoğu iyi araştırmacı olabilir, yetkin bilim insanları olabilir, alanlarında uzman kişiliklere sahip olabilir. Fakat araştırma ile eğitim temelde aynı şey değil. Bir insanı eğitebilmek, bir öğrenci yetiştirebilmek gerçekten bilimsel anlamda pedagojik yaklaşımla başarılabilecek bir şeydir. Fakat bu fakültelerdeki çoğu akademisyenler bunu gelişigüzel ya da kendi hocalarından öğrendikleri şekilde yapmaktadır. Elbette ki bazı insanların itiraz ettiği bir nokta var. Yetişkinleri eğitmekle pedagojik eğitim aynı şey değil diyeceklerdir. Fakat sonuç olarak bir yetişkini de eğitebilmek, yine eğitimin işleyişini, yöntemlerini ve dinamiğini bilmekten geçiyor. Kaç fenedebiyat fakültesi veya araştırma temelli alanlarda akademisyenlik yapan öğretim üyesi bu alanda yetkin ki? Kaç tanesi gerçekten bu konuda tam manasıyla yetkin ve yetkinliklerini ne ile ölçüyoruz ve kim ölçtü? Eğer eğitimden kast edilen şey bir öğrenciye ödev verip o ödevi yapıp yapmadığını kontrol etmekse konuşacak çok fazla şey yok demektir burada. Araştırma temelli alanlardan gelen akademisyenlerin ciddi manada eğitimci yönlerini güçlendirmesi gerekmektedir. Bu eksiklikler bu alanlarda, bu temel alanlarda eğitim alanı öğrenciler için büyük bir eksiklik olmaktadır. Ve gömleğin düğmesi en baştan yanlış iliklendiği zaman geri yakalan her şey birbirine girmekte ve bu öğrenciler de kendilerince öğrenmiş oldukları ya da görmüş oldukları eğitimci profiliyle öğrenciler yetiştirmeye çalışmaktadır.
Bu probleme bir çözüm bulunması gerekiyor. Öğretim üyelerinin, adım üstünde öğretim üyelerinin, öğretim yöntem ve tekniklerini bilmesi şarttır. Bunları bilmeyen öğretim üyelerinin yetiştirdiği öğrenciler ne kadar sağlıklı bir eğitim alabilir ki? Slide okumak, kitap okumak veya eğitim zannederek öğrencilere konular dağıtıp, öğrencilerin bunu anlatışlarını dinleyip, kendilerince bunu notlandırmak gerçekten öğrenci yetiştirmenin temel unsurlarından mıdır? Ki bunu eğitim ve öğretim sayalım. Bu problem çözüldüğü takdirde akademilerimiz çok daha profesyonel bir yer haline gelerek, eğitim kalitemiz ciddi manada önemli bir mesafe katledecektir. Öğretmenlik kutsal ve değerli bir vasıf olmakla beraber ben bunu vasıf olarak nitelendirmeyi tercih ediyorum. Çünkü bir mesleğe sığmayacak kadar erdemli bir iştir ve insanlık yapay zeka çağında dahi öğretmenlere yani rehberlere ihtiyaç duyacaktır. Çünkü biz sosyal varlıklar olarak birbirimizden öğreniyoruz. Bu bağlamda her birimiz birbirimizin hayat içerisinde öğretmeniyiz. Profesyonel anlamda böyle bir meslek olarak yapan insanlar ise liselerde, ilkokullarda ve akademilerde bulunan meslek adamları. Onlar bu işi bizim doğal yaşam içerisinde yapmış olduğumuz işi profesyonel anlamda icra eden ve saygı duyulması gereken uzman kişilerdir. Bu vasıfın en profesyonel hale görünmüş şekilde olan öğretmenlik mesleği ciddiyetle ele alınması gereken ve hiçbir zaman başı boş bırakılamayacak kadar değerli olan bir niteliktir. Yapay zeka ve dijital çağdaki yeni eğitim ve öğretim yöntem ve tekniklerinde dahi bu profesyonel rehberlere ihtiyaç duyacağımızdan şüpheniz olmasın. Öğretmenlik mesleği yok olacak olan mesleklerden biri değildir. Bu meslek insanlık tarihi boyunca bir vasıf olarak bizimle birlikte geldi, tarihin bir dönümünde profesyonelleşti ve bundan sonra da dönüşerek bizimle birlikte devam edecektir.
Araştırmacı-Yazar
Mehmet Hüseyin Arslan

