Kavram Günlükleri Nedir?

Mehmet Hüseyin Arslan
0


Yazı Sistemi  Kristalizasyon Yazı Sistematiği
Yazarlık Yöntemi  Kavramsallaştırma Yazarlığı
Felsefi Fonksiyon  Açık Kaynaklı Felsefi Framework Mimarisi
Kavram Türü Praksis Kavramı
Tür  Deneme
Seri  Kavram Günlükleri
Multimedya 🎧 Podcast:  yok
▶️ Video:  yok 
🧠 Zihin Haritası:  var
📄 PDF:  yok
Ana Kavramlar
Üretim / Revizyon  21 Aralık 2025 / - 
Kısa Özet
Okuma Süresi  4 dakika 
Alıntı
Alıntı: —


Uzun bir süredir kendi düşünce sistematiğim içerisinde uzun uzadıya düşündüğüm ve üzerine muharrik-i efkar yaptığım kavramları tanımlayabileceğim bir alana ihtiyaç duyuyordum. Kapsamlı tahayyül ve sorgulamaların ışığında yıllarca süren araştırmaların ve okumaların sonunda ortaya çıkan özgün fikirlerimi ve terimlerimi kendi ruhuma münhasır bir düşünce diliyle ifade etme gereğini uzun bir süredir hissediyordum. Uzun bir zaman boyunca bu kavramları ortaya koymaya çalışırken bir dönem için kavramsallaştırma makaleleri şeklinde mi yoksa direkt olarak kuramsal makaleler şeklinde mi ilerlemeliyim diye düşündüm. Hatta bu amaç doğrultusunda yakın bir zamanda bağımsız bilim ve felsefe topluluğu adını verdiğim bir topluluk da kurmuştum. Kurmuş olduğum bu topluluk zenodo.org tarafından desteklenen açık bilim ve açık erişim ilkeleriyle hareket eden ve CERN altyapısıyla desteklenen bir kuruluş tarafından araştırmacılara sunulan bir imkandan faydalanıyordu. Önemli bir zaman dilimi boyunca araştırmacı kimliğim ve düşünür kimliğim arasında bir çatışma içerisinde kalmıştım. Düşünceyi akademik jargona sıkıştırmanın ve indirgemenin özgün fikirleri ve terimleri olan bir düşünür için kısıtlayıcı ve engelleyici olacağına kanaat getirdim. Böyle düşünmemin sebeplerinden bir tanesi ise düşüncelerimin ve kavramlarımın bu ilk hallerini birer fikir tohumu gibi görüyor olmamdır. Onları çok erken bir zaman dilimi içerisinden başlayarak akademik kalıplara sokmanın düşüncemin canlılığını öldürebileceğini fark ettiğim için bu tehlikeyi önceden bertaraf etmek istedim. Bu nedenle kavram günlüklerini bir kavram sözlüğü formatında ama felsefi bir derinliği korumaya çalışarak kısa ve öz biçimde inşa etmeye karar verdim. Aslında kavram günlükleri ile yapmak istediğim şey salt bir felsefe yani bir kuramı açıklamaktan yahut bir filozofun görüşünü tartışmaktan ziyade bizzat felsefe yapabilmek ve özgün kavramlar geliştirebilmek. Felsefeyi akademik bir zincire vurduğumuz zaman onu özgür doğasından uzaklaştırmaya başlıyoruz. Aynı zamanda felsefe camiasında da sıklıkla gördüğümüz üzere insanlar çoğu zaman kendi düşüncelerini ifade etmek yerine "şu kavram burada geçiyor, şu fikir şu filozofun ilgili metninde var" gibi referanslarla konuşuyorlar. Elbette ki bir tarihçi olarak felsefe tarihinin önemini gayet iyi bir şekilde biliyorum fakat bu bilginin düşüncenin önüne geçmesi yoluyla yaratıcı felsefe üretiminin öldürülmesi tehlikesini ortaya koyduğu için ciddi bir problem yaratıyor. Dolayısıyla ben felsefeye bakışımı kendi düşünce sistematiğim içerisinde ikiye ayırıyorum: tarihsel felsefe ve yöntemsel felsefe. Tarihsel felsefe dediğim şey filozofların düşüncelerini metinlerini ve dönemlerini inceleyen akademik nitelikte bir uğraştır ve akademideki felsefe bölümlerinin çoğunun genellikle yapmış olduğu şey de budur. Burada metin çözümlemelerinden tarihsel bağlamlara ve kaynak kullanımına gibi disiplinli yöntemler devreye girer ve akademik bir disiplin olarak felsefe burada tarihsel olarak incelenmeye çalışılır. Yöntemsel felsefe dediğim şey ise doğrudan felsefe yapma eylemidir. Akıl yürütmenin bizatihi kendisidir. Düşünceyi ana kaynağında yani insanın kendi zihinsel devinimde filizlemektir. Benim için kavram günlükleri işte bu yöntemsel felsefenin bir ürünü olarak inkişaf etmiştir. Bu günlüklerde kavramlar üzerinde düşünmeyi, düşünceyi üretmeyi ve bu kavramlarla kendi anlam alanlarımı düşünce tarihine kazandırmayı hedefliyorum. Burada yazacağım her bir metin ortaya atacağım her bir kavram akademik bir iddia taşımaktan ziyade zihinsel bir süreç ve bir tür düşünce pratiği olarak görülmelidir. Zira öncesinde dediğim gibi felsefe akademiye indirgenemeyecek kadar çok yönlü bir zihinsel yetidir. Gelecekte ise bu kavramları kendi düşünce sistematiğim içerisinde genişletip derinleştirdikçe elbette ki bunların kitaplaşması ve imkanı varsa akademik bir biçime dönüşmesi yahut akademik literatüre kazandırılması için elimden geleni yapmaya çalışacağım. Fakat şu an itibariyle kavram günlükleriyle yapmaya çalıştığım şey felsefeyi özgür haliyle yaşamak yani düşüncenin kendisini doğrudan deneyimlemek fikrinden ileri gelmektedir.


Kavram günlüklerini bu yüzden oluşturmaya karar verdim. Felsefenin canlı kalabilmesi için düşünceyi kendi doğallığıyla yakalayabilmesi gerektiğine inanıyorum. Kavram günlükleri ise benim için bu akışın bir kaydı olacak ve düşünce sistematiğimin zihin haritaları ve yol göstericileri olacaktır. Uzun yıllar boyunca bir araştırmacı olmak için eğitim alıyorum ve hala alanında yetkin kişiler tarafından ve akademisyenler tarafından eğitilen bir öğrenciyim. Ve ayrıca bir tarihçi olarak özgün bir şekilde düşünmenin ve yazmanın ne kadar ilk başta bana zor geldiğini anlatmam gerçekten zor bir durum çünkü bir tarihçi olarak konuştuğumuz yahut yazdığımız herhangi bir şeye hemen bir kaynak göstermek üzere yıllarca eğitildik. Bu durum her ne kadar ilk başta güzel bir şeymiş gibi gözükse de insan kendi düşünce sistematiği içerisinde özgün bir şekilde düşündüğünde ve ortaya bambaşka bir şey koyduğunda ve bu araştırmacı kimliği ile düşüncelerini yazmaya kalkıştığında gerçekten çok büyük bir zorluk yaşıyor. Şöyle ki konuştuğu ve yazdığı her şeye bir kaynak göstermek için yıllarca eğitilmiş bir kişi özgün bir şey ortaya koyduğunda bunu düz bir şekilde deneme formatında veyahut edebi bir dille yazmaya kalkışırken dahi "acaba akademik bir metin şeklinde bunu yazmalı mıyım" diye bir ikileme düşüyor. Ve gerçekten özgün bir şey düşündüğünüzde yahut herhangi bir kavramı yeniden kendi düşünce sistematiğiniz içerisinde tanımlamaya kalkıştığınızda sırf bu düşüncenizi akademik bir dille yazabilmek için metin süslemesi denilen bir olay içerisinde kendinizi buluyorsunuz. Metin süslemesi denilen şey kendi düşünce sistematiğiniz içerisinde ortaya çıkan bir kavramı yazarken metninizi olabildiğince akademik bir biçime sokabilmek için olabildiğince analoji yapmak yoluyla benzer şeylere atıfta bulunmak yahut tamamen ilgisiz bir yerden konuya başlayarak metninizi çeşitli referanslarla süslemek anlamına geliyor. Tabii ki bu çok fazla şey düşünen biri için bir yerden sonra bir eziyet haline de geliyor.


Şöyle ki örneğin on beş yahut yirmi kavram oluşturduğunuzu düşünelim. Bunları sırasıyla akademik bir şekilde kavramsallaştırmak için çok ciddi okumalar yapabilmeniz ve önemli bir zaman ayırmanız gerekiyor. Böylelikle düşünme pratiğiniz önemli ölçüde canlılığını yitirmeye başlayacak ve henüz yolun başındayken düşünmüş olduğunuz kavramları akademik bir şekilde yazıya alabilmek için harcayacağınız zaman ise oldukça geniş bir tarih aralığına yayılabilme riski ile karşı karşıya kalacaktır. Dolayısıyla tüm bu durumlardan kaçınabilmek için önce özgürce düşünebilme ve sonra gerekiyorsa bu düşünceleri akademik literatüre kazandırabilmek için kavramsallaştırma makaleleri yazılabilir diye düşünüyorum. Ancak bir düşünür özgürce felsefe yapabilmek için ve gerektiği takdirde kavramları kendi düşünce sistematiği içerisinde yeniden tanımlayabilmek için kavram günlükleri yöntemini kullanmalıdır diye düşünüyorum. Tabii ki bunu tam manasıyla gerçekleştirebilmek oldukça zor bir eylem çünkü düşüncenin nesneler dünyasında bilim ile çakışabilme ve hatta zıtlaşabilme imkanı vardır. O yüzden düşünürken olabildiğince bilimsel gerçekliklere ters düşmemek gerekiyor. Söz gelimi antik çağ filozoflarının kozmolojiden kozmogoniye kadar evrenin tamamı üzerinde bütüncül bir şekilde düşündüğünü göz önüne alacak olursak doğrudan bilimin alanını ilgilendiren bu konularda kesin yargılar bildirerek nesnel hakikatlerle çelişmek durumundan özellikle kaçınılması gerekiyor. Ben kavram günlüklerini bu sınırlar içerisinde kullanacağım ve olabildiğince bu sınırların dışına çıkmamaya çalışacağım. Umuyorum ki yapmak istediğim şeyi güzel bir şekilde anlatabilmişimdir.


 Araştırmacı-Yazar

Mehmet Hüseyin Arslan



Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yorum Gönder (0)
3/related/default