| Yazı Sistemi | Ara Metinler Yazı Sistematiği |
|---|---|
| Yazarlık Yöntemi | Oluş Yazarlığı |
| Felsefi Fonksiyon | Oluş Hali |
| Tür | Köşe Yazısı |
| Seri | Köşe Yazıları |
| Multimedya |
🎧 Podcast: yok ▶️ Video: yok 🧠 Zihin Haritası: var 📄 PDF: yok |
| Üretim / Revizyon | 18 Ocak 2026 / - |
| Alıntı |
Alıntı: — |
Hobi edinmek, insanın boş vakitlerini değerlendirmesi açısından oldukça rahatlatıcı ve güzel bir deneyim. Benim de en büyük hobilerimden bir tanesi “yazmak”. Bu bağlamda yazarken de diğerlerine örnek olmaya çalışıyorum. Bu örnek olmanın yanı sıra nasıl yazılacağını da göstermeye gayret ediyorum. Yazarken zihnim rahatlıyor ve stresim azalıyor. Emin ki sizin de bu tür “hobileriniz” ve “rahatlama faaliyetleriniz” vardır. Günün sonunda güzel bir hayat geçirebilmek, yaşamın stresinden uzaklaşabilmek ve mutlu bir şekilde zamanınızı verimli olarak değerlendirebilmek “huzurun” önemli ölçütlerinden sadece bir tanesi diye düşünüyorum. Bu bağlamda yazıyla kurmuş olduğum ilişki benim için oldukça “değerli”. Günlük hayatın telaşı içerisinde sosyal medyada herhangi bir konuyu yorumlamak yerine kendi köşemde bununla ilgili yazılar yazmak, hem “yazarlık pratiği” açısından beni geliştiriyor, hem de “felsefi” olarak mutlu ediyor ve ayrıca bu vesileyle “toplumsal bir katkı” sağlayabilmeyi ümit ediyor ve düşünüyorum. Ayrıca bu pratiklerden kristalize ettiğim düşünceleri daha sonra kendi “felsefi kavramlarıma”, “yöntemlerime”, “stratejilerime” ve “pratiklerime” çevirmeye çalışıyorum. Bu bakımdan işleyen aklı keskinleştirmek ve düşünceleri berraklaştırmak için yazmanın önemli bir yeri olduğunu bizzat deneyimleyerek yaşıyorum. Umuyorum ki köşemde çok daha fazla şey yazacağım ve bu sayede hem kendimi geliştirirken hem de insanlara “ilham” olarak bir katkı sunabileceğim.
Elbette ki köşe yazılarına başlamadan önce çeşitli “çekincelerim” vardı. Çünkü bir “düşünür” olarak düşüncelerimi “rasyonalize etmeye” ve bunları “tutarlı” bir şekilde ifade etmeye odaklanıyordum. Köşe yazıları ise, daha önce belirttiğim gibi, benim için “sığ bir alan” olarak gözüküyordu. Nihayetinde normal köşe yazılarından farklı olarak genelde “soyut düzeyde” konuları ele alsam da doğrudan herhangi bir “olay”, “kişi” ya da “kurumla” polemik içerisine girmemeye çalışıyorum. Nihayetinde bu alanın mümkün olabilmesi için dahi bu durumu rasyonalize ederek “ara metinler yazı sistematiği” ve “oluş yazarlığı yöntemi”ni geliştirdim. Dolayısıyla polemiklerden kaçınırken düşünsel olarak ciddi bir şekilde cevap verilmesi gereken konuları ise farklı yazarlık yöntemleri ile icra edebilmeyi istiyor ve buradaki yazarlık yöntemimi bir yazarın daha çok yazar kimliği ile konuşması olarak görüyor ve tanımlıyorum.
Bu bakımdan burada yazarken “düşünür kimliğimin” baskısından biraz olsun uzaklaşabilmek ve sadece “yazar kimliğim” ile konuşabilmeyi istiyorum. Ancak tabii ki bunu yaparken de belirli “kırmızı çizgilerimi” aşmamam gerekiyor. Köşe yazılarına başlamadan önceki çekincelerimi şu anki durum içerisinde geride bıraktığımı düşünüyorum ve köşe yazılarının ardından kendime çok daha “değerli” olan ayrı bir alan açtığımı hissediyorum. Bu bakımdan sadece “yazmak için yazabilmek” beni ayrıca mutlu eden ve rahatlatan bir durum oldu. Sizlerin de “yazma hobisini” edinmesini gayet içtenlikle isterim.

